Hayatta her şey karar vermemize bakıyor. Duygumuza göre, o esnada içimizden gelen sese göre vs... karar veririz. Bazı zaman gelir, düşünmeye bile lüzum hissetmeyiz,

En yakınlarınız sizi nasıl tanımlar?

En yakınlarınız sizi nasıl tanımlar?

Yapmak zorunda olduğunuz ama istemediğiniz bir iş var.

Yapmak zorunda olduğunuz ama istemediğiniz bir iş var.

Daha önceden hiç karşılaşmadığınız bir konu üzerinde çalışmanız gerekiyor.

Daha önceden hiç karşılaşmadığınız bir konu üzerinde çalışmanız gerekiyor.

Arkadaşlarınız sizden önemli konularda fikir alırlar mı?

Arkadaşlarınız sizden önemli konularda fikir alırlar mı?

Daha önceden defalarca sizden borç almış ama ödememiş yakın bir arkadaşınız yine borç istiyor.

Daha önceden defalarca sizden borç almış ama ödememiş yakın bir arkadaşınız yine borç istiyor.

Sevgiliniz sizi üzecek bir şey yaptı ve onu affetmenizi istiyor.

Sevgiliniz sizi üzecek bir şey yaptı ve onu affetmenizi istiyor.

Arkadaşınız bir elbise beğenmiş, üzerine hiç yakışmadığını düşünüyorsunuz.

Arkadaşınız bir elbise beğenmiş, üzerine hiç yakışmadığını düşünüyorsunuz.

Önemli bir karar alırken önceliğiniz hangisi olur?

Önemli bir karar alırken önceliğiniz hangisi olur?

Genellikle önemli bir karar aldıktan sonra kendinizi nasıl hissedersiniz?

Genellikle önemli bir karar aldıktan sonra kendinizi nasıl hissedersiniz?

Hiç aynı hataları birden fazla yaptığınız durumlar oldu mu?

Hiç aynı hataları birden fazla yaptığınız durumlar oldu mu?

Kararlarınızı neye göre alırsınız?

  1. Sonucun: Duygular

    Bir mağaraya girer gibisiniz her an. O mağaranın kapısında ilk gördüğünüz insana dair düşündüğünüz şey, o ilk his sizin için her şeyin önünde. “Sevmedim ben bu insanı” dediğinizde, asla kararınızı değiştirmezsiniz. Altıncı his diye bir şey olmasaydı, siz icat ederdiniz. Kalbinizin ritmi, aslında hayatınızın da ritmi demek. Bu kötü bir şey değil, bunca duygularınıza kulak vermenizde kusur yok. Ama ya akıl?

  2. Sonucun: Mantık

    Her şeyiniz stabil. Analitik düşünmenizle tanınan bir insansınız. Sizin için herkes, ağız birliği ediyor: “O mantığının sesini dinler”. Mantığın bir sesi var mı? Buna da bir tek siz cevap verebilirsiniz muhtemelen. İnsanların içinde, o büyük kalabalığın içinde elini çenesine dayamış biri varsa, işte o sizsiniz. Çoğu zaman akıl danışılan akil insansınız. Bunda hiç kusur yok, doğrudur. Ama ya duygular?

  3. Sonucun: Keyfi

    İşte “eğlence insanı”. O sizsiniz. Masanın merkezi, ailenin çoğu zaman haytası sizsiniz. Bir yere giderken “karar” vermeyi beklemezsiniz. Bir gece telefonunuz çaldığında “Nereye gidiyorsun sen?” sorusuna, “Antalya’ya” cevabını veren sizsiniz. Neden gidiyorsunuz peki? Belki bir kahve içmeye, belki güzel bir balık yemeye. Bu ne kadar mantıklı peki? Bu sorunun cevabı sizi asla ilgilendirmiyor. Ama bu her zaman “çalışır” mı? Evet tahmin ettiğiniz üzere, üzgünüz. Cevap evet değil.

  4. Sonucun: Tecrübeler

    Köyde yaşasaydınız, köyün ak sakallılarından biri olurdunuz. Yahut akıl danışılan akil kadını. Sizden bir yaş küçükler, size abi yahut abla derdi. Aslında bundan gizli bir haz da alırdınız. Tecrübeleriniz çünkü, size bunu söylerdi. Bu hayatta sizin için mukayese etmekten daha net bir şey yok. Her şey, geçmişte yaşadığınız başka bir şeyle mukayese edilebilir. Doğrudur, bu çoğu zaman mühim de bir ayrıntıdır. Ama bazen ayrıntıdır, biliyorsunuz değil mi?

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları